Burun Dolgusu

Home » Burun Estetiği » Burun Dolgusu

Burun dolgusu Burun şekillendirmek için kullanılan ameliyat estetik yöntemidir. Dolgu genelde yüzde ki veya vücudun herhangi bir bölgesinde oluşan çukurlukları gidermek için kullanılır. Ama burun içinde rahatlıkla uygulanan bir yöntemdir.

Eğer klasik burun estetiği ise aradığınız, linkimize tıklayınız.

Burun dolgusu fiyat 2026

Avrupa ve Amerika gibi ülkelerde burun dolgusu fiyatları 3000$ – 5000$ aralığında. Ama Türkiye de tabi ki çok daha uygun. İstanbul da burun dolgusu fiyatı için WhatsApp hatlarımızdan yazmanızı rica ederiz. Bu alandan yasa gereği fiyat paylaşamıyoruz maalesef.

Ödeme seçenekleri

Burun dolgusu kredi kartı ve banka kartları ile ödenebilir. Ayrıca nakit olarak da ödeme yapabilirsiniz. Ve hatta anlaşmalı bankalardan taksitle ödeme yapabilirsiniz.

Burun Dolgusu Nedir ?

Burun dolgusu, cerrahi bir müdahale olmaksızın burun şeklini geçici olarak değiştirmek için kullanılan bir estetik uygulamadır. Bu işlemde, genellikle hyaluronik asit gibi biyo-uyumlu maddeler, burun bölgesindeki belirli alanlara enjekte edilir.

Kimler Burun Dolgusu için Uygun ?

Burun dolgusu için uygun olan kişiler şunları içerir:

  • Hafif burun eğrilikleri veya şekil bozuklukları olanlar.
  • Cerrahi bir müdahale istemeyen veya cerrahiye uygun olmayan kişiler.
  • Daha önce rinoplasti geçirmiş ve küçük düzeltmeler isteyen kişiler.
  • Hızlı ve minimal iyileşme süreci olan bir işlem arayanlar.

Ancak, ciddi burun deformiteleri olan veya kalıcı sonuçlar arayan kişiler için cerrahi rinoplasti daha uygun olabilir. Burun dolgusu hakkında karar vermeden önce bir plastik cerrah veya dermatoloğa danışmak önemlidir.

Ne kadar kalıcıdır

Ortalama olarak 9 – 12 ay arasında kalıcıdır. Bu süreyi çok fazla uzatmakta hasta açısından iyi değildir. Bir süre sonra dolgu eriyerek, vücuttan siz istemeseniz de tahliye olur. Bu durumun geçici olması hastaya birçok avantaj sağlar.

Youtube @Esteport

Burun dolgusu riskleri ve yan etkileri

Estetik burun dolgusu, cerrahi bir işlem olmamasına rağmen, her tıbbi prosedür gibi potansiyel riskler ve yan etkiler içerir. Bu riskleri anlamanız, işlem öncesi ve sonrası bilinçli kararlar vermeniz açısından kritik öneme sahiptir. Yan etkiler, görülme sıklığı ve ciddiyetine göre üç ana kategoride incelenir:

Yaygın / Hafif Yan Etkiler

Bu etkiler genellikle işlemden sonraki ilk birkaç gün içinde ortaya çıkar ve kendiliğinden geriler.

  • Enjeksiyon Bölgesinde Hassasiyet, Şişlik ve Kızarıklık: İşlem yapılan bölgede hafif bir ağrı, ödem ve kırmızılık görülmesi beklenen bir durumdur. Bu belirtiler genellikle 24-48 saat içinde azalır. Soğuk kompres uygulaması bu süreci hızlandırabilir.
  • Noktasal Kanama ve Morarma: Enjeksiyon iğnesinin giriş noktalarında küçük kanamalar veya işlem bölgesinde hafif morluklar oluşabilir. Bu durum, özellikle hassas ciltli kişilerde daha belirgindir ve genellikle bir hafta içinde kaybolur. “Morluklar” ifadesi yerine, bu etkinin cilt altındaki küçük kanamalardan kaynaklandığı bilinmelidir.
  • Hafif Asimetri: Dolgu maddesinin yerleşme sürecinde, ilk günlerde hafif bir asimetri gözlemlenebilir. Bu durum genellikle şişliklerin inmesiyle birlikte düzelir.

Daha Az Görülen Yan Etkiler

Bu yan etkiler daha nadir görülmekle birlikte, genellikle tedavi edilebilir durumlardır.

  • Enfeksiyon: Her enjeksiyon işleminde olduğu gibi, steril koşullara uyulmadığı takdirde enfeksiyon riski mevcuttur. İşlem bölgesinde artan ağrı, ısı artışı, şiddetli kızarıklık ve iltihaplı akıntı gibi belirtilerde derhal işlemi yapan hekime başvurulmalıdır.
  • Alerjik Reaksiyonlar: Kullanılan dolgu maddesine karşı (genellikle hyaluronik asit) nadiren alerjik reaksiyonlar gelişebilir. Kaşıntı, döküntü ve aşırı şişlik gibi belirtilerle kendini gösterebilir.
  • Dolgu Maddesinin Yer Değiştirmesi veya Topaklanması: Dolgu maddesinin istenmeyen bir bölgeye kayması veya cilt altında küçük nodüller oluşturması mümkündür. Bu durum genellikle masajla veya hyaluronidaz enzimi ile düzeltilebilir.
  • Tyndall Etkisi: Dolgunun cildin çok yüzeyel katmanlarına uygulanması durumunda, bölgede mavimsi bir renk değişimi görülebilir.

Nadir / Ciddi Riskler: Acil Tıbbi Müdahale Gerektiren Durumlar

Bu riskler son derece nadir olmakla birlikte, kalıcı hasara yol açma potansiyeli taşıdıkları için belirtilerinin bilinmesi hayati önem taşır. Burun bölgesi, damar yapısı açısından oldukça hassastır ve bu bölgedeki enjeksiyonlar özel bir uzmanlık gerektirir.

Damar Tıkanıklığı (Vasküler Oklüzyon)

Bu, en ciddi risklerden biridir. Dolgu maddesinin yanlışlıkla bir kan damarı içine enjekte edilmesi veya damara dışarıdan baskı yapması sonucu kan akışının engellenmesidir. Kan akışının kesilmesi, beslediği dokunun hasar görmesine ve ölmesine (nekroz) yol açabilir.

Belirtileri:

  • Ani ve Şiddetli Ağrı: İşlem sırasında veya hemen sonrasında beklenmedik, şiddetli ve yayılan bir ağrı.
  • Cilt Renginde Değişiklik: Enjeksiyon bölgesinde veya çevresinde ani beyazlaşma (solukluk), ardından benekli, mor veya mavimsi bir renk değişimi (livedo reticularis).
  • Görmede Değişiklikler: Bulanık görme, çift görme veya görme kaybı gibi belirtiler, dolgunun gözü besleyen damarlara ulaşmasının bir işareti olabilir ve acil müdahale gerektirir.
  • Soğukluk Hissi: Kan akışı kesilen bölgede cilt ısısının belirgin şekilde düşmesi.

Burun Dolgusu

Acil Durum Protokolü:

Yukarıdaki belirtilerden herhangi birinin fark edilmesi durumunda DERHAL işlemi yapan hekime veya en yakın acil servise başvurulmalıdır.

Zaman kaybetmek kalıcı hasar riskini artırır.

Tedavi genellikle, dolgu maddesini eriten hyaluronidaz enziminin yüksek dozda enjeksiyonunu, kan akışını artırmaya yönelik ilaçları ve diğer destekleyici tedavileri içerir.

Doku Nekrozu (Doku Ölümü)

Damar tıkanıklığının zamanında ve etkili bir şekilde tedavi edilememesi sonucunda, kanla beslenemeyen dokunun ölmesidir.

Belirtileri:

  • Damar tıkanıklığı belirtilerini takiben, etkilenen bölgedeki cildin koyu mora, siyaha dönmesi.
  • Bölgede içi sıvı dolu kabarcıkların (püstüllerin) oluşması.
  • Ciltte yara ve kabuklanma.

Acil Durum Protokolü:

  • Doku nekrozu, geri döndürülemez bir hasar anlamına gelir ve kalıcı yara izi bırakabilir.
  • Tedavi, nekrotik dokunun cerrahi olarak temizlenmesini (debridman), yara bakımını ve enfeksiyonu önlemek için antibiyotik kullanımını içerebilir.
  • Bu süreç, uzun ve zorlu bir iyileşme dönemi gerektirebilir.

Önemli Uyarı: Estetik burun dolgusu işlemi, mutlaka alanında uzman, deneyimli ve yüz anatomisine hakim bir hekim tarafından, steril koşulların sağlandığı bir klinikte yapılmalıdır. İşlem öncesinde tüm potansiyel riskler ve acil durum protokolleri hekiminizle detaylı bir şekilde konuşulmalıdır.

Burun dolgusu sonrası dikkat edilmesi gerekenler

Estetik burun dolgusu işleminin başarısı ve güvenliği, sadece uygulamanın kalitesine değil, aynı zamanda işlem sonrası bakım talimatlarına ne kadar özenle uyduğunuza da bağlıdır. İyileşme sürecini optimize etmek, yan etkileri en aza indirmek ve dolgunun kalıcılığını sağlamak için aşağıdaki zaman çizelgesini ve kuralları dikkatle takip etmeniz önemlidir.

Burun Dolgusu İyileşme Süreci ve Bakım Zaman Çizelgesi

Zaman Dilimi Beklenen Durumlar ve Belirtiler Yapılması ve Kaçınılması Gerekenler
İlk 6 Saat Enjeksiyon bölgelerinde hafif kızarıklık, şişlik ve hassasiyet. Noktasal kanama olabilir. YAPIN: Bölgeyi temiz tutun, dokunmaktan kaçının. KAÇININ: Kesinlikle makyaj yapmayın. Yüzünüzü yıkamayın veya bölgeye su değdirmeyin.
İlk 24 Saat Şişlik ve hassasiyet en belirgin seviyede olabilir. Hafif morarma başlayabilir. YAPIN: Hekiminizin önerdiği şekilde aralıklı olarak soğuk kompres uygulayın. Sırt üstü, başınız hafif yüksekte uyuyun. Bol su için. KAÇININ: Alkol ve kan sulandırıcı ilaçlar/gıdalar (aspirin, yeşil çay vb.) almayın. Yoğun egzersiz, yoga gibi başınızı öne eğmenizi gerektiren aktivitelerden uzak durun.
24 – 72 Saat (İlk 3 Gün) Şişlik yavaş yavaş azalmaya başlar. Morarma daha belirgin hale gelebilir ve renk değiştirebilir. Hafif asimetri görülebilir. YAPIN: Nazikçe yüzünüzü yıkayabilir, mineral bazlı kapatıcılarla hafif makyaj yapabilirsiniz. KAÇININ: Ağır gözlük veya güneş gözlüğü takmaktan kaçının. Burnunuza baskı uygulamayın, sertçe sümkürmeyin veya ovalamayın. Sauna, hamam, buhar odası gibi aşırı sıcak ortamlardan uzak durun.
1. Hafta Sonu Şişlik ve morlukların büyük ölçüde azalmış olması beklenir. Dolgu oturmaya başlar ancak nihai şeklini almamıştır. YAPIN: Hafif tempolu yürüyüş gibi aktivitelere başlayabilirsiniz. KAÇININ: Yoğun spor, ağırlık kaldırma ve yüzme gibi aktivitelere hala başlamayın. Yüze baskı uygulayabilecek masaj veya cilt bakımlarından kaçının.
2. Hafta Dolgu büyük ölçüde yerleşmiştir. Kalan hafif şişlikler de kaybolur. Sonuçlar daha net görülmeye başlar. YAPIN: Hekiminize danışarak çoğu normal aktivitenize dönebilirsiniz. Gözlük kullanımına dikkatli bir şekilde başlayabilirsiniz. KAÇININ: Gözlüklerin burun köprüsüne doğrudan ve uzun süreli baskı yapmadığından emin olun. Dolgu bölgesine sert darbelerden korunmaya devam edin.
4. Hafta (1. Ay) Dolgu tamamen entegre olmuş ve nihai sonuç ortaya çıkmıştır. YAPIN: Tüm normal aktivitelere, spor dahil, dönebilirsiniz. Hekiminiz genellikle bu dönemde bir kontrol randevusu planlayacaktır.

burun ucu dolgusu

Aktiviteler İçin Özel Talimatlar

  • Gözlük Kullanımı: İşlemden sonraki ilk 3-7 gün boyunca ağır çerçeveli gözlük veya güneş gözlüğü takmaktan kaçının. Bu, dolgunun yerleştiği bölgeye baskı yaparak şeklinde bozulmalara veya yer değiştirmesine neden olabilir. Mecburi durumlarda, gözlüğün burun köprüsüne temas etmeyen, yanaklardan destek alan modelleri tercih edin veya lens kullanın. 2. haftadan sonra hekiminize danışarak dikkatli bir şekilde gözlük kullanmaya başlayabilirsiniz.
  • Spor ve Egzersiz: İlk 24-48 saat boyunca kan basıncını ve kan akışını artıran her türlü egzersizden kaçının. Bu, şişliği ve morarmayı artırabilir. İlk hafta boyunca ağır ve yorucu sporlardan (ağırlık kaldırma, crossfit, koşu vb.) uzak durun. İkinci haftadan itibaren yavaş yavaş temponuzu artırabilirsiniz.
  • Makyaj: Enfeksiyon riskini önlemek için işlemden sonraki ilk 24 saat boyunca uygulama yapılan bölgeye kesinlikle makyaj ürünü sürmeyin. 24 saat sonrasında, cildin nefes almasını engellemeyen, mineral bazlı ve temiz fırçalarla uygulanan hafif makyaj yapabilirsiniz.
  • Uyku Pozisyonu: İlk birkaç gün sırt üstü ve başınız kalp seviyesinden yukarıda olacak şekilde (iki yastıkla) uyumak, ödemin daha hızlı atılmasına yardımcı olur ve işlem bölgesine yanlışlıkla baskı uygulanmasını engeller.

Diğer Aktiviteler:

  • Sıcaklık: İlk hafta boyunca sauna, hamam, solaryum ve yoğun güneş ışığına maruz kalmaktan kaçının.
  • Yüz Bakımı: İlk iki hafta boyunca yüz masajı, peeling veya lazer gibi cildi tahriş edebilecek işlemlerden uzak durun.
  • Alkol ve Sigara: Alkol kan damarlarını genişleterek ödemi artırabilir, sigara ise iyileşme sürecini yavaşlatabilir. Özellikle ilk birkaç gün bu maddelerden kaçınmanız önerilir.

Bu talimatlara uymak, en iyi estetik sonuca ulaşmanızı ve olası komplikasyon riskini en aza indirmenizi sağlayacaktır. Herhangi bir beklenmedik durumda veya endişenizde derhal işlemi yapan hekiminizle iletişime geçin.

Cerrahi müdahale mi burun dolgusu mu daha iyi 

Cerrahi müdahale gerekmeyen hastalarımız için en uygun çözüm burun dolgusu olacaktır. Ama burunda ki yamukluk ve bulgular çok derin ise, cerrahi müdahale şarttır. Çünkü dolgu uygulaması ile burun bir yere kadar düzeltilebilir. Bunun sonrası ameliyat olmaktır.

Fonksiyonel sorunlar giderilebilir mi 

Konka temizliği nefes alma gibi buruna ait fonksiyonel sorunlar giderilemez. Aslında bir miktar faydalar sağlanıyor olsa da bu efektif olarak istediğim bir sonuç olmaz. Cerrahi işlemde ki gibi rahatlıkla burun için tekrar dizayn edilemediği için fonksiyonel sorunların büyük bir kısmı, dolgu ile giderilemez.

Kombine Burun Dolgusu İşlemi

Burun için dolgu yapıldıktan sonra dolgu da hem burun için hemde yüzün farklı yerleri için rahatlıkla kullanılabilir. Hatta burun ucu kaldırmak için dolgu da kullanılabilir. Aynı anda uygulanmasında bir sakınca yoktur.

Kimlere Burun Dolgusu Yapılmaz?

Kesin Kontrendikasyonlar:

  • Hamile veya emziren kadınlar.  
  • Dolgu maddesinin içeriğindeki herhangi bir bileşene (örn. hyaluronik asit, lidokain) karşı bilinen aşırı duyarlılığı veya alerjisi olanlar.  
  • Uygulama yapılacak bölgede aktif cilt enfeksiyonu (örn. akne, uçuk/herpes) veya iltihabı olanlar.  
  • Kontrol altında olmayan aktif otoimmün hastalığı olanlar (örn. lupus, skleroderma).  

Göreceli Kontrendikasyonlar (Doktor Değerlendirmesi Gerektiren Durumlar):

  • Kan pıhtılaşma bozukluğu olan veya kan sulandırıcı ilaçlar (aspirin, warfarin, yeni nesil antikoagülanlar) kullanan hastalar (morarma ve kanama riski artar).  
  • Vücut dismorfik bozukluğu gibi gerçekçi olmayan beklentilere sahip psikiyatrik durumu olan bireyler.

Burun Dolgusu

Sıkça Sorulan Sorular

Bu, en ciddi ancak en nadir komplikasyonlardan biridir ve belirtilerini bilmek hayati önem taşır. Damar tıkanıklığının (vasküler oklüzyon) en erken ve en önemli belirtileri, işlem sırasında veya hemen sonrasında ortaya çıkan ani, şiddetli, beklenmedik ve dayanılmaz bir ağrı ile birlikte, enjeksiyon bölgesinde veya çevresinde cildin aniden beyazlaşması (tebeşir gibi olması) veya mor, ağ benzeri bir desen almasıdır. Bu belirtilerden herhangi birini fark ederseniz, bu bir tıbbi acil durumdur.

Vakit kaybetmeden, gece veya gündüz fark etmeksizin, derhal kliniğimizle iletişime geçmelisiniz. Kan akışını yeniden sağlamak için hyaluronidaz enziminin en kısa sürede uygulanması kritik öneme sahiptir.  

Kullanılan hyaluronik asit, vücudumuzda doğal olarak bulunan bir madde olduğu için gerçek anlamda bir alerjik reaksiyon riski son derece düşüktür.

Ancak, nadiren de olsa, dolgu maddesini stabilize etmek için kullanılan çapraz bağlayıcı ajanlara karşı gecikmiş tipte bir hassasiyet reaksiyonu gelişebilir. Bu durum, işlemden haftalar veya aylar sonra ortaya çıkan, bölgede inatçı kızarıklık, şişlik, sertlik veya nodüller şeklinde kendini gösterebilir. Bu tür durumlar, deneyimli bir hekim tarafından yönetilebilir ve tedavi edilebilir.

Burun dolgusunda uygulayıcının tecrübesi, estetik sonuç kadar doğrudan güvenlikle de ilgilidir. Tecrübeli bir uzman, burun bölgesinin karmaşık damar ve sinir anatomisine hakimdir. Bu bilgi, enjeksiyonları en güvenli katmanlara ve en doğru noktalara yaparak damar tıkanıklığı gibi ciddi komplikasyon riskini en aza indirir.

Ayrıca, deneyimli bir hekim, olası bir yan etki veya komplikasyon durumunda bunu hızla tanıyabilir ve doğru müdahale protokolünü uygulayarak durumu etkin bir şekilde yönetebilir.

Burun dolgusu burnumu daha büyük veya “kaba” gösterir mi?

Bu, hastalarımızın en yaygın endişelerinden biridir. Teknik olarak dolgu, burna hacim ekleyen bir işlemdir. Ancak amaç, burnu büyütmek değil, ışık ve gölge oyunları yaratarak optik bir illüzyon oluşturmaktır. Örneğin, burun sırtındaki bir kemeri kamufle etmek için kemerin üstüne ve altına dolgu yapıldığında, burun profilden daha düz ve dolayısıyla daha zarif görünür. Burun ucunu hafifçe kaldırmak, burnun daha kalkık ve kısa algılanmasını sağlar.

Dolayısıyla, doğru teknikle uygulandığında burun dolgusu, burnu daha büyük göstermek yerine daha dengeli, simetrik ve estetik olarak çekici hale getirir. Ancak, aşırı miktarda dolgu kullanılması veya yanlış noktalara uygulanması, burnun kaba veya olduğundan büyük görünmesine neden olabilir. Bu nedenle işlemi yapacak uzmanın estetik vizyonu ve tecrübesi kritik öneme sahiptir.

“En iyi dolgu markası” diye tek bir cevap yoktur; bunun yerine “sizin burnunuz için en uygun dolgu” vardır. Seçim, burnunuzun anatomik yapısına, cilt kalınlığınıza ve ulaşmak istediğimiz hedeflere göre yapılır. Örneğin, burun sırtına yapısal destek vermek ve belirgin bir hat oluşturmak için G-Prime değeri yüksek, yani daha sert ve kaldırıcı bir dolgu (örneğin Juvéderm Voluma/Volux veya Restylane Lyft) tercih ederiz.

Burun ucunda daha hassas bir şekillendirme veya küçük bir asimetriyi düzeltmek için ise farklı reolojik özelliklere sahip bir ürün kullanabiliriz. Hekiminiz, muayene sırasında bu değerlendirmeyi yaparak sizin için en doğru ürünü belirleyecektir. Bu, standart bir işlem değil, kişiye özel bir tıbbi planlamadır.

Dolgu zamanla yer değiştirir mi veya “akar” mı?

Günümüzde kullandığımız yüksek kaliteli, modern hyaluronik asit dolguları, yüksek koheziviteye sahip olacak şekilde tasarlanmıştır. Bu, dolgunun moleküllerinin birbirine sıkıca bağlı olduğu ve enjekte edildiği yerde bir bütün olarak kalma eğiliminde olduğu anlamına gelir. Doğru teknikle, doğru anatomik plana enjekte edildiğinde dolgunun yer değiştirmesi veya “akması” son derece nadir bir durumdur.

Migrasyon riski, genellikle işlemden hemen sonraki ilk günlerde bölgeye yoğun baskı uygulanması (örneğin, ağır gözlüklerin uzun süre takılması) veya yanlış enjeksiyon tekniği ile ilişkilidir.

Bu konuda çok dikkatli olmanız, işlemin sonucunu korumak için kritik öneme sahiptir. Size özel pratik bir yol haritası sunuyoruz:

  • İlk 48-72 saat: Bu dönemde burun üzerine hiçbir baskı gelmemelidir. En ideal çözüm, bu süre zarfında kontakt lens kullanmaktır.
  • Lens Mümkün Değilse: Gözlüğünüzün burun köprüsüne temas etmesini engellemek için, gözlüğü bir bant yardımıyla alınınıza sabitleyerek burnun üzerinde “yüzer” gibi durmasını sağlayabilirsiniz.  
  • 3. Günden Sonra: Sadece çok hafif çerçeveli gözlükleri, gün içinde kısa sürelerle takmaya başlayabilirsiniz.
  • 2 Haftadan Sonra: Dolgu büyük ölçüde dokuyla bütünleşmiş olacağından, normal ağırlıktaki gözlüklerinizi günlük olarak kullanmaya geri dönebilirsiniz. Ancak yine de ilk bir ay boyunca çok ağır çerçevelerden kaçınmanızı tavsiye ederiz.  

Dolgunun vücut tarafından yıkım hızı büyük ölçüde kişisel metabolizmanıza bağlı olsa da, kalıcılık süresini olumlu yönde etkileyebilecek bazı yaşam tarzı faktörleri vardır. Yüksek metabolizma hızı, yoğun ve düzenli kardiyo egzersizleri ve korunmasız şekilde yoğun güneşe maruz kalmak, hyaluronik asidin yıkımını bir miktar hızlandırabilir. Dolgunuzun ömrünü maksimize etmek için sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmenizi, cildinizi iyi nemlendirmenizi ve özellikle dışarı çıkarken her gün yüksek faktörlü güneş koruyucu kullanmanızı öneririz. Ayrıca, dolgunun etkisi tamamen geçmeden, hekiminizin önerdiği aralıklarla yapılacak küçük “rötuş” seansları, estetik görünümün çok daha uzun süre korunmasını sağlar.

Evet. Hyaluronik asit bazlı dolguların en büyük avantajlarından ve güvenlik özelliklerinden biri budur. Eğer işlem sonucunda ortaya çıkan görünümden memnun kalmazsanız veya herhangi bir düzensizlik oluşursa, bu durum tamamen geri döndürülebilir.

Hyaluronidaz adı verilen özel bir enzim enjeksiyonu ile dolgu maddesini birkaç saat içinde güvenli bir şekilde eriterek burnunuzu işlem öncesi orijinal haline getirebiliriz. Bu seçenek, hastalarımıza estetik bir karar verirken büyük bir konfor ve güvenlik hissi sunmaktadır.

Evet, hatta bu, burun dolgusunun en ideal kullanım alanlarından biridir. Cerrahi rinoplasti sonrası ortaya çıkan küçük düzensizlikleri, hafif asimetrileri veya minör çökmeleri kamufle etmek için dolgu mükemmel bir çözümdür.

Ancak, ameliyatlı bir burunda anatomik yapının ve kan dolaşımının değişmiş olabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle, bu işlemi mutlaka daha önce ameliyatlı burunlara dolgu yapmış, tecrübeli bir uzmanın gerçekleştirmesi son derece önemlidir.

Bu, yaygın ancak tamamen yanlış bir kanıdır. Hyaluronik asit dolguları cildi germez, sarkıtmaz veya kalıcı bir hasara yol açmaz. Dolgu, vücudun doğal enzimleri tarafından zamanla tamamen metabolize edildiğinde, burun basitçe işlemden önceki orijinal haline geri döner.

Hatta bazı çalışmalar, hyaluronik asidin enjekte edildiği bölgede hafif bir kolajen üretimini tetikleyebileceğini ve bu sayede uzun vadede cilt kalitesinde minimal bir iyileşme bile sağlayabileceğini göstermektedir. Dolayısıyla, dolgu eridiğinde burnunuzun eskisinden daha kötü görünmesi söz konusu değildir.

Cerrahi bir işlem olmadığı için bir yaş sınırı yoktur. 18 yaşını dolduran hastalarımız bu ameliyatı rahatlıkla olabilir. 18 yaşının altında ki hastalarda ise, anne ve baba onayı ile burun dolgusu rahatlıkla uygulanabilir. Burada dikkat edilmesi gereken tek bir husus vardır. O da hastanın burun gelişimini tamamlamış olmasıdır. Çünkü burun gelişimini tamam olmadan dolgu yapılmaz. Belki burun gelişimini tamamladığında kendiliğinden burun düzelebilir.

Son Güncelleme : 01.10.2025